<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>dogadakisifa</title>
	<atom:link href="http://dogayolu.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://dogayolu.wordpress.com</link>
	<description>Just another WordPress.com weblog</description>
	<lastBuildDate>Sat, 29 Aug 2009 15:43:18 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<cloud domain='dogayolu.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://www.gravatar.com/blavatar/8e105ff51cad992fa0c02b0e728740cd?s=96&#038;d=http://s.wordpress.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>dogadakisifa</title>
		<link>http://dogayolu.wordpress.com</link>
	</image>
			<item>
		<title>Kayısı: Cildin gençlikle parıldayışı!</title>
		<link>http://dogayolu.wordpress.com/2009/08/29/kayisi-cildi-genclikle-parildayisi/</link>
		<comments>http://dogayolu.wordpress.com/2009/08/29/kayisi-cildi-genclikle-parildayisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 29 Aug 2009 15:14:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogayolu</dc:creator>
				<category><![CDATA[1]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[kayısı]]></category>
		<category><![CDATA[kayısı yağı ne işe yarar]]></category>
		<category><![CDATA[kırşıklıklara kayısı]]></category>
		<category><![CDATA[mineral]]></category>
		<category><![CDATA[otlar]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin]]></category>
		<category><![CDATA[şifalı otlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dogayolu.wordpress.com/?p=216</guid>
		<description><![CDATA[Doğal cilt bakım ürünü olan kayısı yağının tüm ciltlere uygun olduğu belirtildi. Kayısı yağının özellikle yaşlılarda ortaya çıkan kırışıklıkları azalttığı ifade ediliyor.  Kayısı yağı yoğun ilgi görüyor.  Çekirdeğinden  elde edilen kayısı yağı da güzellikte etkili. Kayısı yağına tüm cilt tiplerine uygun bir doğal ürün olması cok önemli.  Kayısı yağı A vitamini içerdiğinden cildi nemlendirip doğal [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=216&subd=dogayolu&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img class="alignleft size-full wp-image-220" title="kayısı2" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2009/08/kayisi21.jpg?w=202&#038;h=160" alt="kayısı2" width="202" height="160" />Doğal cilt bakım ürünü olan kayısı yağının tüm ciltlere uygun olduğu belirtildi. Kayısı yağının özellikle yaşlılarda ortaya çıkan kırışıklıkları azalttığı ifade ediliyor.  Kayısı yağı yoğun ilgi görüyor.  Çekirdeğinden  elde edilen kayısı yağı da güzellikte etkili. Kayısı yağına tüm cilt tiplerine uygun bir doğal ürün olması cok önemli.  Kayısı yağı A vitamini içerdiğinden cildi nemlendirip doğal bir canlılık ve parlaklık vererek akneleri temizliyor.</p>
<p>Kayısı yağının aynı zamanda kalsiyum magnezyum karotin ve betakaroten maddelerini içeriyor.  Bu yağ yaşlanmayla ortaya çıkan kırışıklıkları azaltıyor. Cildin doğal güzelliği için haftada bir gün kuru ciltlerde ise günde bir defa deriye kayısı yağı sürülmeli..</p>
<p>Sağlık için de çok yararlı<br />
İnönü Üniversitesinde yapılan araştırma ise  kayısının kanseri, karaciğer yetmezliğini ve kalp krizini önlediğini, alkolün olumsuz etkilerini ortadan kaldırdığı ortaya çıkardı.</p>
<p>İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Sitoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Otlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İnönü Üniversitesi Kayısı Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Bayram Murat Asma ve Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Feral Öztürk&#8217;le birlikte Malatya Kayısı Araştırma ve Geliştirme Vakfı, Malatya Valiliğinin iş birliğiyle araştırma yaptıklarını söyledi.<br />
Sindirim sistemi kanserlerinde kayısının çok önemli önleyici etkisi olduğunu gözlemlediklerini kaydeden Otlu, &#8220;Deney hayvanlarına kayısı yedirdik. Kanser ilacı verdik. Kayısı ile beslenen grubunun diğer gruplara göre daha az zarar gördüğünü gözlemledik. Bu araştırmamız ABD&#8217;de önemli bir bilimsel dergide İngilizce yayınlandı&#8221; dedi.</p>
<p>Not: Katkısız ve doğal güzelliştirici kayısı yağı&#8217;nın adresi  :www.herbalium.net siteside</p>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dogayolu.wordpress.com/216/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dogayolu.wordpress.com/216/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dogayolu.wordpress.com/216/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dogayolu.wordpress.com/216/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dogayolu.wordpress.com/216/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dogayolu.wordpress.com/216/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dogayolu.wordpress.com/216/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dogayolu.wordpress.com/216/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dogayolu.wordpress.com/216/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dogayolu.wordpress.com/216/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=216&subd=dogayolu&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dogayolu.wordpress.com/2009/08/29/kayisi-cildi-genclikle-parildayisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/77a3604555b9966abde8f2773192fe0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dogayolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2009/08/kayisi21.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">kayısı2</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Tıkanık damarların dostu bitkiler</title>
		<link>http://dogayolu.wordpress.com/2008/12/19/tikanik-damarlarin-dostu-bitkiler/</link>
		<comments>http://dogayolu.wordpress.com/2008/12/19/tikanik-damarlarin-dostu-bitkiler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Dec 2008 10:58:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogayolu</dc:creator>
				<category><![CDATA[1]]></category>
		<category><![CDATA[damar tıkanıklığı. bitkisel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[doğal tedavilar]]></category>
		<category><![CDATA[kal-damar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dogayolu.wordpress.com/?p=174</guid>
		<description><![CDATA[&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;
Damar tıkanıklığından soğuk algınlığına kadar birçok hastalığa iyi gelen bitkiler sıcak suda demleme, kaynatma gibi farklı yöntemlerle hazırlanabiliyor.
Şifa dağıtan bitkiler, çoğu zaman mucizeler yaratıyor. Herbalist Tarkan Güveloğlu, (www.herbalisttarkan.com) &#8220;Bitkilerin sağaltıcı yönleri kimi zaman yavaş olabilir fakat daha kalıcı ve doğaldır. Bazı tıbbi ilaçların yan etkilerinin konuşulduğu bu çağda, doğaya daha çok yönelmeliyiz. Tabiatın bizlere armağanı [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=174&subd=dogayolu&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img class="alignright size-full wp-image-175" title="cicek_11022008230703" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/12/cicek_11022008230703.jpg?w=466&#038;h=350" alt="cicek_11022008230703" width="466" height="350" />&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
Damar tıkanıklığından soğuk algınlığına kadar birçok hastalığa iyi gelen bitkiler sıcak suda demleme, kaynatma gibi farklı yöntemlerle hazırlanabiliyor.</p>
<p>Şifa dağıtan bitkiler, çoğu zaman mucizeler yaratıyor. Herbalist Tarkan Güveloğlu, (www.herbalisttarkan.com) &#8220;Bitkilerin sağaltıcı yönleri kimi zaman yavaş olabilir fakat daha kalıcı ve doğaldır. Bazı tıbbi ilaçların yan etkilerinin konuşulduğu bu çağda, doğaya daha çok yönelmeliyiz. Tabiatın bizlere armağanı olarak kabul edilmesi gereken, şifa taşıyan bitkilerin iyileştirici gücüne daha fazla inanmamız gerekir. Son yılların büyük problemi olan damar tıkanıklığında da bazı bitkilerin önemi büyük” diyor.</p>
<p>Kimyasallardan uzak ve katkısız ürün, tabiattan olduğu gibi alınmış, doğallığını kaybetmemiş ürün demek. Birçok insan mutfağında bu tür gıdalara yer veriyor. Sadece beslenmede değil hastalıkların iyileştirilmesi için de daha sık başvurduğumuz bir yöntem “doğal”a ve “doğa”ya başvurmak. Çok eski dönemlere baktığımızda da ilaçların hammaddelerinin tamamen doğal olduğunu öğreniyoruz. O dönemler makyaj malzemelerinden ev temizlik ürünlerine kadar ürünlere kadar birçok ürün doğadan kullanılırdı.</p>
<p>Günümüzde ise insanlar bilinçlendikçe yeniden başa dönme sürece yaşıyoruz. Her geçen gün yaşamımıza yeni bir doğal ürün giriyor. Önceden köylülerin günlük gıdası bilinen bu ürünler artık eğitimli şehirlilerin de ilgi alanında. Gıdaların sunileşmesi ve yanlış beslenme gibi sorunlar birçok hastalığa davetiye çıkardığı gibi damarlarımızı da etkiliyor. Tabii ki sigara da damarların en büyük düşmanı&#8230;</p>
<p>Tıkalı damar sorunu</p>
<p>Belli bir yaştan sonra daha fazla yaşanan damar tıkanıklığı, birçok insan için problem. Ancak damar tıkanıklığını meydana getiren nedenleri, çözücü etkiye sahip bitki özleriyle ortadan kaldırmak mümkün. Güveloğlu, kalp ve damar tıkanıklıkları gibi hastalıkların tedavisi için geliştirilen bu bitkisel yöntemden şöyle söz ediyor: “İnsanların gençliğinden itibaren kanında yüksek seyreden kolesterol benzeri bazı maddeler damarların iç yüzeyine yapışarak önce damar sertliğini oluşturur.</p>
<p>Daha sonraki yıllarda daha da ilerleyerek damarlarda daralma ve tıkanıklıklara sebep olur. Bu daralma ve tıkanıklıkları çözücü ve idrarla atılımını sağlayan bazı bitkiler ve bitki özleri vardır. Bu yöntemde asıl etkiyi gösteren damar açıcı maddeler suya damlatılarak içilen saf bitki özleridir. Sadece birkaç bitki kaynatarak damarlar açılmaz. Bu şekilde ancak kolesterol düşürülebilir.&#8221;</p>
<p>Uzman, damar açıcı özelliği olan saf bitki özlerinin uzun süren bilimsel çalışmalar sonucu ortaya çıkarıldığını ve bu formüllerin kişiye özel olarak hazırlandığını belirtiyor. Bu nedenle de herhangi bir yan etkisinin olmadığını anlatıyor ve &#8220;Bunun tedavisi normalde by-pass ameliyatıdır. Ancak damarların iç yüzeyine yapışarak tıkanıklığa sebep olan bu oluşumları çözücü etkiye sahip bitki özleriyle gidermek olasılığı her zaman mevcut” diyor.</p>
<p>Bağışıklık sistemini güçlendirmede</p>
<p>Şifalı bitkilere, doğal ürünlere dönüş trendinin güçlü bir şekilde fark edildiğini söyleyen Güveloğlu, onların bazı önemli özelliklerinden her anlamda yararlanıldığını belirtiyor ve bağışıklık sistemi ile ilgili de bir örnek vererek son yıllarda sadece rahatsızlık çekenlerin değil, sağlıklı insanların da bağışıklık sistemini güçlendirmek için şifalı bitkilerden yararlandığını anlatıyor. Bağışıklık sistemi söz konusu olduğunda da hangi bitkileri kullanmak gerektiği konusunun taşıdığı önemden söz ediyor. Mesela ünlü ekinezya çayı bağışıklık sistemini uyarıp, güçlendiriyor. Bedenin direnç gücünü arttırıyor. Alerjik tepkilere karşı da bünyeyi koruyor. &#8220;Son zamanlarda sindirim sorunu olan insanlar da şifalı otlara çok sık başvuruyorlar. Kantaron gibi bitkilerden faydalanıyorlar. Bu, sindirim salgılarını düzenleyerek, bedenin genel anlamda güçlenmesinde etken olan bir bitki&#8221; diyen Güveloğlu, her alanda bitkilerden destek alabileceğimizi söylüyor.</p>
<p>Uzman, vücudun ihtiyacı olan birçok vitamin ve minerale, bazı bitkilerde rastlamanın mümkün olduğunu söylüyor ve &#8220;Örneğin kalsiyum ve magnezyum rezenede, demir ve magnezyum da ısırganotu ve kuşburnunda bol miktarda bulunuyor. Yulafta ise hemen hemen tüm mineraller bulunuyor&#8221; diyor.<br />
www.herbalisttarkan.com<br />
0216 414 97 16<br />
Not:Bu haber www.ekolay.net sitesinden alınmıştır</p>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dogayolu.wordpress.com/174/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dogayolu.wordpress.com/174/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dogayolu.wordpress.com/174/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dogayolu.wordpress.com/174/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dogayolu.wordpress.com/174/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dogayolu.wordpress.com/174/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dogayolu.wordpress.com/174/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dogayolu.wordpress.com/174/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dogayolu.wordpress.com/174/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dogayolu.wordpress.com/174/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=174&subd=dogayolu&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dogayolu.wordpress.com/2008/12/19/tikanik-damarlarin-dostu-bitkiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/77a3604555b9966abde8f2773192fe0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dogayolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/12/cicek_11022008230703.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">cicek_11022008230703</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Sağlık ve güzellik kaynağı madenler</title>
		<link>http://dogayolu.wordpress.com/2008/12/18/saglik-ve-guzellik-kaynagi-madenler/</link>
		<comments>http://dogayolu.wordpress.com/2008/12/18/saglik-ve-guzellik-kaynagi-madenler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2008 22:48:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogayolu</dc:creator>
				<category><![CDATA[1]]></category>
		<category><![CDATA[badem]]></category>
		<category><![CDATA[balık]]></category>
		<category><![CDATA[cilt]]></category>
		<category><![CDATA[deniz]]></category>
		<category><![CDATA[deniz yosunu]]></category>
		<category><![CDATA[element]]></category>
		<category><![CDATA[Fosfor]]></category>
		<category><![CDATA[fosfor kaynakları]]></category>
		<category><![CDATA[güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[hücre çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[Kabak çekirdeği]]></category>
		<category><![CDATA[maden suyu. ceviz]]></category>
		<category><![CDATA[soya]]></category>
		<category><![CDATA[yer fıstığı]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta sarısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dogayolu.wordpress.com/2008/12/18/saglik-ve-guzellik-kaynagi-madenler/</guid>
		<description><![CDATA[Hep söylüyorum, sağlık ve güzellik bir bütündür diye. Günlük almamız gereken mineralleri yeterince almadığımızda ortaya çıkan eksiklik bulgularından da anlayabiliyoruz bunu. Örneğin demir eksikliğinde hem saçlarımız dökülüyor, hem de kendimizi halsiz ve yorgun hissediyoruz. İşte en önemli mineraller ve onları alabileceğimiz doğal kaynaklar.
KALSİYUM
Düzgün ve sağlam bir iskelet yapısı ve sağlıklı dişler güzelliğin vazgeçilmez parçaları, bunları [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=161&subd=dogayolu&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img class="alignright size-full wp-image-204" title="dddddd" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/12/dddddd.jpg?w=124&#038;h=93" alt="dddddd" width="124" height="93" /><img class="alignright size-thumbnail wp-image-170" title="25_k" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/12/25_k.jpg?w=128&#038;h=75" alt="25_k" width="128" height="75" />Hep söylüyorum, sağlık ve güzellik bir bütündür diye. Günlük almamız gereken mineralleri yeterince almadığımızda ortaya çıkan eksiklik bulgularından da anlayabiliyoruz bunu. Örneğin demir eksikliğinde hem saçlarımız dökülüyor, hem de kendimizi halsiz ve yorgun hissediyoruz. İşte en önemli mineraller ve onları alabileceğimiz doğal kaynaklar.</p>
<p>KALSİYUM<br />
Düzgün ve sağlam bir iskelet yapısı ve sağlıklı dişler güzelliğin vazgeçilmez<img class="alignright size-full wp-image-201" title="ca23oxaz" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/12/ca23oxaz.jpg?w=96&#038;h=96" alt="ca23oxaz" width="96" height="96" /> parçaları, bunları elde etmek için vazgeçilmez olan mineral ise kalsiyum. Erişkin bir insanın günlük ortalama kalsiyum ihtiyacı 1000 mg. Gebelikte ve emzirme dönemlerinde ise bu miktar 2000-2500 mg lara kadar yükselmekte. Süt, yoğurt, peynir, dereotu, maydanoz, badem, susam ve pekmez en zengin kalsiyum kaynakları. Dereotundaki kalsiyum miktarının sütten daha fazla olduğunu biliyor muydunuz?</p>
<p>FOSFOR<br />
Fosfor, hücre çalışması ve enerji üretimi için vazgeçilmez bir element. En zengin kaynağı ise deniz. Tüm balık çeşitleri ve hemen hemen tüm deniz ürünleri, deniz yosunu önemli fosfor kaynakları. Kabak çekirdeği gram başına içerdiği fosfor miktarı ile açık farkla önde. Ceviz, badem, soya, yer fıstığı ve yumurta sarısı da karadaki önemli fosfor kaynakları.</p>
<p>KÜKÜRT<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-203" title="222222221" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/12/222222221.jpg?w=98&#038;h=111" alt="222222221" width="98" height="111" />Saç, cilt ve tırnakların yapısına girdiği için güzellik için vazgeçilmez bir element, proteinlerin bileşimine girdiği için de önemli bir yapıtaşı. Mercimek, lahana, turp, sarımsak, peynir ve fındık, kükürtten zengin diğer besinler.</p>
<p>İYOT<br />
İyot, tüm vücut metabolizmamızın orkestra şefi olan tiroid bezinin çalışması için şart olan bir mineral, eksikliğinin guatr yapmasının sebebi de bu. Tiroid bezinin az çalışması, guatr öncesi dönemde de kendini, yorgunluk, halsizlik, isteksizlik ve enerji azalması olarak gösterir. Ayrıca ciltte kuruluk, tırnaklarda ve saçlarda kırılmalar başlar. Kuru bir cilt, kırışmaya ve erken yaşlanmaya mahkumdur. İyotan en zengin gıdalar balık başta olmak üzere deniz ürünleri, sarmısak, tere, turp, lahana, domates ve deniz yosunu. Domates, lahana, tere ve turp gibi sebzelerdeki iyot miktarı sebzenin yetiştirildiği yere göre değişiyor, doğal ortamlarda ve iyottan zengin su ve toprakla yetiştirilen sebzelerde daha yüksek oranda iyot tespit edilmiş. Deniz tuzu da çok önemli bir iyot kaynağı. Sağlık, dinçlik ve güzellik için günde 0.2-0.4 mg arası iyot almak yeterli, bu ise 10 gram taze terede bulunan miktara tekabul eder.</p>
<p>DEMİR<br />
Eğer günlük beslenmenizde demire hak ettiği önemi vermiyorsanız, kansız olmanız kaçınılmazdır. Demir eksikliği kronik yorgunluğun en sık sebeplerindendir. Berrak bir zihin, akıcı bir düşünce gücü ve açık bir hafıza için de şarttır, Günde 10-20 mg demir almanız yeterlidir. Bu miktarı günde 1 yumurta, 50 gram maydanoz, bir avuç kuru kayısı veya siyah kuru üzüm ve yarım porsiyon kırmızı et tüketerek karşılayabilirsiniz.</p>
<p>FLOR<br />
<img class="alignleft size-full wp-image-205" title="imagesnnff2" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/12/imagesnnff2.jpg?w=116&#038;h=77" alt="imagesnnff2" width="116" height="77" />Kemik ve diş yapılanması için çok elzemdir. Diş minesini sağlamlaştırır ve çürümeleri önler. Diş çürümelerinin yalnızca ağız kokusu yaptığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz, bugün, birçok kalp hastalığından böbrek hastalığına kadar hayati önemi olan sorunun altında diş çürüklerinin olabildiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. En zengin flor kaynağı deniz. Haftada bir kere yenilen yarım porsiyon hamsi tüm flor ihtiyacınızı karşılıyor.<br />
Uzman Dr. Elif  Güveloğlu<br />
www.elifguveloglu.com</p>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dogayolu.wordpress.com/161/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dogayolu.wordpress.com/161/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dogayolu.wordpress.com/161/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dogayolu.wordpress.com/161/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dogayolu.wordpress.com/161/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dogayolu.wordpress.com/161/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dogayolu.wordpress.com/161/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dogayolu.wordpress.com/161/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dogayolu.wordpress.com/161/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dogayolu.wordpress.com/161/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=161&subd=dogayolu&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dogayolu.wordpress.com/2008/12/18/saglik-ve-guzellik-kaynagi-madenler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/77a3604555b9966abde8f2773192fe0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dogayolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/12/dddddd.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">dddddd</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/12/25_k.jpg?w=128" medium="image">
			<media:title type="html">25_k</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/12/ca23oxaz.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ca23oxaz</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/12/222222221.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">222222221</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/12/imagesnnff2.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">imagesnnff2</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Hücre yenileyen doğal sırlar!</title>
		<link>http://dogayolu.wordpress.com/2008/12/18/hucre-yenileyen-dogal-sirlar/</link>
		<comments>http://dogayolu.wordpress.com/2008/12/18/hucre-yenileyen-dogal-sirlar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2008 13:39:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogayolu</dc:creator>
				<category><![CDATA[1]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel ürün]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[hücre yenileme]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dogayolu.wordpress.com/2008/12/18/hucre-yenileyen-dogal-sirlar/</guid>
		<description><![CDATA[www.kanald.com.tr<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=158&subd=dogayolu&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-167" title="sifali_bitki_res3" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/12/sifali_bitki_res3.jpg?w=64&#038;h=96" alt="sifali_bitki_res3" width="64" height="96" />Doğadaki herşey, sağlıklı ve genç yaşamak için çözüm sunuyor.. Genç kalmak için yapılacak çok şey var. Bunun için hücre yenileyen ve cilt dostu olan doğal ürünleri bilmek gerekli. Çünkü yaşlanma sürecini yavaşlatıyorlar ve yapılandırıcı özellikte oldukları için cildi onarıyorlar.</p>
<p>Vücudun temizlemesi, eksik elementlerin tamamlanması, hücrelerin yenilenmesi için doğada kusursuz bir denge var ama maalesef bunun farkında değiliz. Güzellik için kainatın anbarından yararlanmak istiyorsanız, onların yenileyen, onaran özelliklerini öğrenmelisiniz.. Genç bir cilt için hücre koruyucu madde ihtiva eden ürünlere ağırlık vermek lazım. Bunların yanı sıra sağlıklı beslenmeye de dikkat edilirse dinç ve güzel yaşamak daha kolay.. Herbalium adlı firma doğal güzellik çözümleri üzerinde çalışıyor. Şifalı bitkilerin ve doğal kaynaklı ürünlerin cilt, vücut ve saç vb için yarattığı etkilerin sonuçlarını bir losyon ya da doğal bir karışım olarak sunuyorlar. Herbalium (www.herbalium.net) yetkilileri &#8220;Son yıllarda kadınların şifalı bitkilere daha fazla eğilmesinin altında doğaya dönüş yatıyor. Güzel kalmak için doğal olana rağbet etmek ise son derece sağlıklı bir yol&#8221; düşüncesini dile getiriyorlar.</p>
<p>Doğa harikası olan bir çok ürün hücre yenileyici özellikte. Doğada her bitki insan ve hayvan bedeninin ihtiyaçlarına göre tasarlanmış. Biz bunlarla hücrelerimizi doğru beslerken, yenilenmelerini de sağlıyoruz. Aynı zamanda hastalıklı hücrelerimizi de bedenden atmış oluyoruz. Doğaya ters düşmemek ve doğal olanı tüketmek bir yaşam tarzı olunca, ödülü de en iyisi oluyor. Doğal ürünler konusunda bilinçlenen kadınlar, herşeyi bu gözle elden geçiriyor.. Sağlığına ve cildine zararlı olanları eliyor. Vücudunun ona uzun yıllar &#8220;genç&#8221; ve sağlıklı olarak hizmet vermesinin de temelini atıyor.</p>
<p>Doğal Ürün Uzmanı Volkan Kurt (www.herbalium.net)Doğal bakıma yönelik ilginin artmasının, eskimeyen güzelliğe sahip olma arzusundan da kaynaklandığını söylüyor. Cilt, saç ve ellere yapılan bakımı kalıcı hale getirmek, zinde kalmak ve gençliği korumak için bitkilerin özellikleri hakkında bilinç sahibi&#8221; olmalı&#8221; diyor. O&#8217;na göre bir çok insan, güzelliğini ve gençliğini bu tip ürünlerle koruyor. İşte size hücre yenileyen doğal sırlar</p>
<p>Polen: A ve C vitaminleri de vardır ama B vitaminleri çok yüksek orandadır polen’in içinde. &#8220;Uzun ömür vitamini&#8221; olarak bilinen B vitamini, dış etkenlere karşı hücreyi, bağışıklık sistemini uyararak korur. Sürekli hücre yeniler. Polen’in bu özelliğini unutmadan, hergün tüketmek lazım. (Ama gerçek polen olursa faydalı)</p>
<p>Buğday ve kayısı: Bu iki bitki de cildin en büyük dostu. Özellikle yağlarını belli periyodlarla yüzünüze sürün. Hücre yenileyen özelliği bir süre sonra etkisini gösterecektir.</p>
<p>Zeytinyağı: İçerdiği vitaminler, hücre yenileyici özelliklere sahip oldukları için, gençleşme uygulamalarında kullanılır. Cildi besler ve korur. Bu mucize yağdan cildinizi ve saçınızı mahrum etmeyin.</p>
<p>Hurma: Meyveler genellikle protein ihtivası açısından yeterli değildir. Hurma ise protein de ihtiva eder. Hücreleri yeniler ve vücut sıvısını dengeler. Bence mutfaktan eksik edilmemeli.</p>
<p>Ginseng: Bu bitki, doğal doping maddesi olarak kabul edilir. Hücrelerin yenilenmesini sağlar ve sinir sistemini sağlıklı yapıya kavuşturur.. Vücuda dinçlik ve rahatlık verir. Uykusuzluğa, yorgunluğa da iyi gelir.</p>
<p>Mısır unu: Bunun da doğalı gerekli. Çünkü piyasada genetiği bozulmuş olan çok fazla mısırunu satılıyor.. En doğal olanını elde edin ve yoğurtla karıştırın. Bu bulamaç yüze sürüldüğünde cilteki ölü hücreler temizlenir. Daha çok var elbette. Sonrakı yazılarımızda hepsine sıra gelecek.</p>
<p>Doğal güzellik ve bakım için Herbalium’daki bilgilerden yararlanabilir (www.herbalium.net) , aynı zamanda bitkisel yöntemlerle incelme gibi sorularınızın yanıtlarını ücretsiz olarak 0216 456 64 94 nolu telefondan ya da e-posta ile isteyebilirsiniz.</p>
<p>Not: Bu yazı <a href="http://www.kanald.com.tr">www.kanald.com.tr</a> sitesinden alınmıştır</p>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dogayolu.wordpress.com/158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dogayolu.wordpress.com/158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dogayolu.wordpress.com/158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dogayolu.wordpress.com/158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dogayolu.wordpress.com/158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dogayolu.wordpress.com/158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dogayolu.wordpress.com/158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dogayolu.wordpress.com/158/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dogayolu.wordpress.com/158/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dogayolu.wordpress.com/158/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=158&subd=dogayolu&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dogayolu.wordpress.com/2008/12/18/hucre-yenileyen-dogal-sirlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/77a3604555b9966abde8f2773192fe0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dogayolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/12/sifali_bitki_res3.jpg?w=64" medium="image">
			<media:title type="html">sifali_bitki_res3</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Sedefi iyileştiren otlar!</title>
		<link>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/28/sedefi-iyilestiren-otlar/</link>
		<comments>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/28/sedefi-iyilestiren-otlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Nov 2008 20:47:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogayolu</dc:creator>
				<category><![CDATA[1]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dogayolu.wordpress.com/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[sedef, şifa, bitki, doğal, şifalı bitkiler, alternatif tıp, vitiligo, hastalık, hastane, klinik<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=122&subd=dogayolu&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-172" title="dr_elif_guveloglu" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/dr_elif_guveloglu.jpg?w=127&#038;h=96" alt="dr_elif_guveloglu" width="127" height="96" />Sedeften kuntulmak hayal mi?<br />
Sedef hastası herkesin hayali bu hastalıktan bir gün, tamamen kurtulmaktır. Ama bu hayal uzak değil. Yıllardır şifalı bitkilerle ilgilenen ve hastalarına geleneksel tıp yöntemlerinin yanı sıra şifalı bitkilerle gerçekleştirilen yolları da öneren doktor Elif Güveloğlu&#8217;nun bir sedef hastasını iyileştirmesi moralleri düzeltecek türden.. Bazı sedef hastaları da hayallerini ertelemesinler o zaman. Demek ki o güzelim doğada çare de var mucize de..</p>
<h1><span style="color:#ff0000;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</span></h1>
<h2><em><span style="color:#008000;">Bitkilerle ve doğal özlerle sedefi iyileştirdi!!</span></em></h2>
<p>İyileşmez diye bilinen ve deride yaralarla ortaya çıkan, hastaları psikolojik sorunlarla karşıkarşıya bırakan Sedef hastalığının tedavisinde kullanılan bitkisel yöntemler olumlu sonuçlar veriyor. Şifalı bitkilerle tedavi uzmanı Dr. Elif Güveloğlu, sedefi tedavi etti.Cilt hastalıkları içinde en önemlileri sayılan ve geçmez diye bilinen sedef ‘te son yıllarda tamamlayıcı tıpla tedavi yöntemleri gözde. Sedef hastalığı, görüntü olarak kişileri daha fazla olumsuz anlamda etkiliyor. Deride yara şeklinde veya döküntülü ve pullu lekeler olarak oluşan sedef hastalığını taşıyanlar kendilerini çaresiz hissediyor.. Ülkemizde binlerce insan bu hastalığa çözüm arıyor. Fitoterapist .Dr. Elif Güveloğlu, bulaşıcı olmamasına rağmen diğer insanların sedefli hastalardan uzak olmayı istemelerinden kaynaklanan bir çok sorun olduğunu vurguluyor. Özellikle eğitim çağında olan yüzünde ve ellerinde sedefi bulunan genç insanların, okulda arkadaşlarının içine çıkmakta zorlandıklarını söyleyen Güveloğlu, bundan dolayı yaşanan stresin dersleri de etkilediğini anlatıyor.Bir öğrenci hastasını bitkilerle tedavi sonucu iyileştiren Güveloğlu &#8220;Sedefin tedavisi çok zor ama bizler şifalı bitkilerle çok iyi neticeler aldık. Sadece haricen yapılan uygulamalarla tam olarak sonuç alınamıyor. İçilmesi gereken saf bitki özlerinin yanı sıra, 5 cins bitki ve saf bitki özlerinden oluşan kremleri de düzenli olarak kullanmak geekiyor olumlu sonuç için. Bunları 4 aylık bir sürede kullandıktan sonra hastanın baüışıklık siteminin düzelip düzelmemesine bağlı olarak yüz güldürücü netice alınabilirıyor. Hastam İlayda Batman da bu yöntenle sağlığına kavuştu&#8221; diyor.</p>
<p> <br />
Bazı çalışmalarına <a href="http://www.elifguveloglu.com/">http://www.elifguveloglu.com/</a> adlı sitede yer veren fitoterapist Dr. Elif Güveloğlu sadece sedef değil, vitiligo, mantar ve egzama gibi hastalıklardan şikayetçi olanların da kendilerine başvurduğunu aktarıyor. Bitki tedavisi için onlarca bitkiden yararlanılıyor. Bunlardan bazılarının ısırganotu, karabaş otu, gökçe otu, funda yaprağı, hatmiçiçeği ve meyankökü gibi şifalı bitkilerle gerçekleştiriliyor. Klasik tıbbın yanında tamamlayıcı tıptan da yararlanarak bir çok hastalığa çözüm bulunabildiğinin ialtını çiziyor . Doğal yöntemlere olan ilginin her yıl daha da artığını belirtiyor.<br />
Deride kırmızı, üzeri beyaz pullu, çeşitli büyüklükte döküntülerle seyreden, iyileşme ve tekrarlamayla ömür boyu sürebilen bir cilt hastalığı olan sedef hakkında şunları da Elif Güveloğlu sedef hastalığı hakkında şunları da söylüyor: &#8220;Klasik tıpta sedef tedavisi için kortizon içeren pomadların kullanıldığını ve sonuç alınabiliyor. Fakat kortizon bırakıldığında hastalığın yeniden şiddeti daha da artmış olarak ortaya çıktıyor. Sedef hastalığının, bitki ve bitkisel kaynaklı ilaçların tedavi amaçlı kullanılması anlamına gelen fitoterapi ile tedavi edildiğinde tekrar etme olasılığı çok düşük. 10 yaşındaki hastası İlayda Batman&#8217;ın 6 ay içerisinde sağlığına kavuştuğunu söylüyor.<br />
Dışardan lokal olarak uygulanan hiçbirşey (tıbbi veya bitkisel kremler, ışın vs) tek başına bu hastalığı tedavi etmiyor. Herhangi bir dış etkenden kaynaklanmayan hastalık bulaşıcı değil ancak sıkça görülüyor. </p>
<div id="attachment_186" class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><img class="size-full wp-image-186" title="sedef1c2ba4e81c24d894by" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/sedef1c2ba4e81c24d894by.jpg?w=300&#038;h=225" alt="İyileşen hasta İlayda Batman tedavide" width="300" height="225" /><p class="wp-caption-text">İyileşen hasta İlayda Batman tedavide</p></div>
<p>İlayda Batman&#8217;ın tedavisinde bağışıklık sistemini düzenleyici ve yüksek antioksidan özelliğe sahip Melisa, Oğul otu, Toros Nanesi, Civanperçemi gibi bitki ve bitki özleri ile bazı besin takviyeleri kullandıklarını vurguluyor.. İkişer aylık dönemlerde uyguladığımız kürlerin birincisinin sonunda İlayda&#8217;nın lezyonlarının yarıdan fazlasının iyileşti. Dört ayın sonunda da İlayda sağlıklı br cilde sahip oldu. .</p>
<p>Klasik tıpta kullanılan ve bitkisel tedavi ile yeri doldurulamayacak hayati öneme sahip birçok ilacın var olduğunun gözardı edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Güveloğlu, diğer yandan klasik tedavilerle tedavi edilemeyen birçok hastalıkta da bazı bitki ve bitki özlerinin kullanılmasıyla olumlu yanıtlar alınabildiğini hatırlatıyor. Bitkisel desteğin başarıyla uygulandığı hastalıklar sadece sedef değil. Romatizmalar, hepatitler, kalp ve beyin damar tıkanıklıkları, gastritler, fibromiyalji ve bazı kanser türlerinde de fitoterapi kullanılıyor.</p>
<p>Daha fazla bilgi: /www.elifguveloglu.com/<br />
tel: 0 216 414 39 82 &#8211; 0 216 414 67 49</p>
<p>cep: 0 532 400 99 99</p>
<p><a href="mailto:bilgi@elifguveloglu.comNot">bilgi@elifguveloglu.com<br />
Not</a>. Bu haber Yeni şafak gazetesindende yayınlanmış <a href="http://yenisafak.com.tr/pazar/?t=02.12.2007&amp;i=83760">http://yenisafak.com.tr/pazar/?t=02.12.2007&amp;i=83760</a></p>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dogayolu.wordpress.com/122/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dogayolu.wordpress.com/122/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dogayolu.wordpress.com/122/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dogayolu.wordpress.com/122/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dogayolu.wordpress.com/122/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dogayolu.wordpress.com/122/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dogayolu.wordpress.com/122/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dogayolu.wordpress.com/122/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dogayolu.wordpress.com/122/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dogayolu.wordpress.com/122/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=122&subd=dogayolu&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/28/sedefi-iyilestiren-otlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/77a3604555b9966abde8f2773192fe0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dogayolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/dr_elif_guveloglu.jpg?w=127" medium="image">
			<media:title type="html">dr_elif_guveloglu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/sedef1c2ba4e81c24d894by.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">sedef1c2ba4e81c24d894by</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Migren ve ülser&#8217;in doktoru tabiatta</title>
		<link>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/migren-ve-ulserin-doktoru-tabiatta/</link>
		<comments>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/migren-ve-ulserin-doktoru-tabiatta/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 10:42:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogayolu</dc:creator>
				<category><![CDATA[ülsen]]></category>
		<category><![CDATA[doğa]]></category>
		<category><![CDATA[doğal tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[doğül bitki]]></category>
		<category><![CDATA[herbalist]]></category>
		<category><![CDATA[katkısız]]></category>
		<category><![CDATA[migren]]></category>
		<category><![CDATA[tabiat]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil]]></category>
		<category><![CDATA[şifalı bitki]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dogayolu.wordpress.com/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[Bitkilerin toplama şekli, toplama zamanı, kurutma şekli, saklama koşulları da ayrı bir öneme sahip ona göre. www.bitkiselsite.com&#8217;da çalışmalarını anlatan uzman &#8220;O yüzden bu işi düzgün yapan şifalı bitki dükkanları da halkın güvenini kazanıyor&#8221; diyor ve hepsinden önemlisi kullanma şekillerine dikkat çekiyor. Rastgele bitkisel tedavi önermeyen Güveloğlu; &#8220;Herhangi bir sağlık sorunu ile karşılaştığınızda rahatsızlığın teşhisi için [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=36&subd=dogayolu&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Bitkilerin toplama şekli, toplama zamanı, kurutma şekli, saklama koşulları da ayrı bir öneme sahip ona göre. <a href="http://www.bitkiselsite.com'da">www.bitkiselsite.com&#8217;da</a> çalışmalarını anlatan uzman &#8220;O yüzden bu işi düzgün yapan şifalı bitki dükkanları da halkın güvenini kazanıyor&#8221; diyor ve hepsinden önemlisi kullanma şekillerine dikkat çekiyor. Rastgele bitkisel tedavi önermeyen Güveloğlu; &#8220;Herhangi bir sağlık sorunu ile karşılaştığınızda rahatsızlığın teşhisi için önce uzman bir doktora başvurun. Kesin bir teşhis konulduktan sonra bitkisel tedaviye gidin&#8221; görüşünü savunuyor. Güveloğlu bazı hastalıklar için şu bitkisel formülleri öneriyor.</p>
<p>Migren</p>
<p>Defne yaprağı, oğul otu, fesleğen 2 su bardağı kaynatılmış su içerisine, birer tatlı kaşığı hafif ezilmiş defne, oğul otu ve fesleğen koyularak 15 dakika demlenecek. Demlenen bu sıvı karışımı ılık olarak yudumlanarak yavaş yavaş içilmeli. Şeker hastalığı olmayanlar bir kaşık bal ile tatlandırabilirler. Günde 2-3 bardak içilebilir. Düzenli olarak en az 1 ay devam edilmelidir. Gün içerisinde çay, kahve yerine adaçayı, ıhlamur, oğul otu bitki çayları içilmesi faydalıdır.</p>
<p>Ülser</p>
<p>Civan perçemi, meyan kökü, kantaron otu, kudret narı. 3 su bardağı kaynamış su içerisine birer tatlı kaşığı ezilmiş veya toz halinde civanperçemi, meyan kökü ve kantaron otu koyularak 20 dakika demlenecek. Sabah, öğle ve akşam aç karna bir su bardağı içilecek. Günde 1 defa aç iken bir kaşık kudret narı yenilecek veya su ile içilecek. Bu uygulama düzenli olarak 1 ay devam edilmelidir. (Şeker hastalığı olanlar Meyan kökünü asla kullanmamalı.</p>
<p>Daha fazla bilgi için<br />
0216 414 97 16<br />
<a href="http://www.bitkiselsite.com">www.bitkiselsite.com</a> </p>
<p><a href="http://www.herbalisttarkan.com">www.herbalisttarkan.com</a></p>
<p> </p>
<p>Not: Bu haber  <a href="http://www.ekolay.com">www.ekolay.com</a> sitesinde yayınlanmıştır</p>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dogayolu.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dogayolu.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dogayolu.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dogayolu.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dogayolu.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dogayolu.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dogayolu.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dogayolu.wordpress.com/36/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dogayolu.wordpress.com/36/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dogayolu.wordpress.com/36/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=36&subd=dogayolu&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/migren-ve-ulserin-doktoru-tabiatta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/77a3604555b9966abde8f2773192fe0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dogayolu</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Isırgan gerçeği</title>
		<link>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/isirgan-gercegi/</link>
		<comments>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/isirgan-gercegi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 10:13:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogayolu</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://dogayolu.wordpress.com/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[

    Halk arasında en iyi tanınan ve en sık kullanılan bitkisel ilaçlardan ısırgan otu, antik çağlardan bu yana tedavi edici bir bitki olarak kullanılmış. Yunan bilgin Dioskorides ve Galen ısırgan otunun birçok hastalıktaki iyileştirici etkilerinden ve astım, akciğer ve karaciğer kökenli hastalıkların tedavisinde kullanımından bahsetmişler.  Romalı bilgin Pliny ise kanamayı kontrol edici özelliklerini rapor etmiş. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=33&subd=dogayolu&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p class="MsoNormal" style="margin:0;">
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong></strong></p>
<p><span style="font-family:Times New Roman;"><strong><span style="font-size:10pt;line-height:150%;"><span>   </span></span></strong><strong><span style="font-size:10pt;color:black;line-height:150%;"><span> </span>Halk arasında en iyi tanınan ve en sık kullanılan bitkisel ilaçlardan ısırgan otu, antik çağlardan bu yana tedavi edici bir bitki olarak kullanılmış. Yunan bilgin Dioskorides ve Galen ısırgan otunun birçok hastalıktaki iyileştirici etkilerinden ve astım, akciğer ve karaciğer kökenli hastalıkların tedavisinde kullanımından bahsetmişler.<span>  </span>Romalı bilgin Pliny ise kanamayı kontrol edici özelliklerini rapor etmiş. Geleneksel Afrika tıbbında <span> </span>burun kanamalarında enfiye şeklinde kullanılmış . Hindistan da rahim ve burun kanamalarda , cilt döküntülerinde, özellikle egzemalarda halen kullanılmakta. Kuzey Amerika yerlileri de bu bitkiyi romatizmal hastalıklarda ve doğuma yardımcı olarak kullanmışlar. Brezilya halk tababetinde, şeker hastalığında, ishalde, idrar yolu ve solunum hastalıklarında ve kadınlarda görülen anormal kanamalarda faydalanımı yaygın. <span> </span>Şu anda dünyada bitkisel tedavide en gelişmiş ve birikimli ülke olan Almanya’da birçok rahatsızlık yanı sıra prostat problemlerinde sıkça reçete edilmekte.</span></strong><strong><span style="font-size:10pt;line-height:150%;"> </span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:150%;margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;"><strong><span style="font-size:10pt;line-height:150%;"><span>   </span>Isırgan yaprağı, provitamin A, B, C vitaminlerince ve potasyum tuzlarınca<span>  </span>zengin. Asetil kolin, mineraller, salisilik asit ve organik asitler içeriyor. Yakıcı tüğlerinde ise karınca asiti (formik asit), asetik asit, histamin ve birtakım enzimler bulunur. Tüğlerindeki bu sıvı aslında yılan zehiri analoğudur, bu maddenin bağışıklık sistemini kamçılayıcı özelliği var. İçeriğindeki demir,klorofil ve vitaminler nedeniyle kansızlığa karşı etkili. <span> </span>Akut ve kronik eklem romatizmalarında kullanımı yaygın.</span></strong><strong><span style="font-size:10pt;color:black;line-height:150%;"> Yapılan bir takım klinik çalışmalar ağrı ve eklem sertliklerini giderdiğini ve klasik ağrı ve yangı giderici ilaçların etkisini arttırdığını kanıtlamaktadırlar.</span></strong><strong><span style="font-size:10pt;line-height:150%;"> </span></strong><strong><span style="font-size:10pt;line-height:150%;"><span> </span>İdrar yolu iltihaplarında ve mesane taşlarının düşürülmesinde kullanılır, idrar asitliğini dengeleyici özelliği mevcut. Çok iyi bir kan temizleyicidir. İdrar söktürücü özelliğinden dolayı vücutta ödeme sebep olan tüm rahatsızlıklarda yardımcı. Yüksek tansiyonu ve kan şekerini dengeleyici özelliği de mevcut.<span>   </span>Gut hastalığında ve siyatik ağrılarında faydalı.<span>   </span>Yemeklerden sonra bir fincan ısırgan çayı içmek sindirim üzerinde çok olumlu etkilere sahip, safra kesesini de çalıştırıcı etkisi var.<span>   </span>Taze yapraklarının yenmesi ve çayının düzenli içilmesi zayıflamaya yardımcı. İdrar söktürücü etkisi de yine zayıflamaya yardım eder. Çayı ayrıca kronik yorgunluğa karşı faydalı.</span></strong></span></p>
<p style="line-height:150%;"><span style="font-family:Times New Roman;"><strong><span style="font-size:10pt;line-height:150%;"><span style="color:#333333;"><span>   </span>Yarı yarıya ıspanak ile birlikte pişirilirse mide barsak gazları nedeniyle oluşan ağrılara iyi gelir bu şekilde çocuklara da verilebilir.</span></span></strong><strong><span style="font-size:10pt;color:black;line-height:150%;"> Taze yapraklarının tahriş edici ve yakıcı etkisi yapraklar haşlandığında tamamen kaybolur ve çok besleyici bir yiyecek haline gelir. Bilinen bir yan etkisi yoktur. </span></strong></span></p>
<p style="line-height:150%;"><span style="font-family:Times New Roman;"><strong><span style="font-size:10pt;color:black;line-height:150%;"><span>   </span>Isırgan tohumunun halk arasında kansere karşı kullanımı oldukça yaygın, bağışıklık sistemini kamçılayıcı etkisinden dolayı kanserli hastaya yardımcı olur ama tek başına kanseri tedavi edemez, mucize beklememek gerekir. Ayrıca bir günde alınan ısırgan tohumu miktarı 10 gramı geçmemelidir.</span></strong><strong></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:150%;margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;line-height:150%;"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:150%;margin:0;"><span style="font-family:Times New Roman;"><strong><span style="font-size:10pt;line-height:150%;"><span>   </span>Dıştan, lokal olarak, cilt bakımı ve deri temizliğinde de kullanılır. Doku sıkılaştırıcı etkisi mevcut.</span></strong><strong><span style="font-size:10pt;color:black;line-height:150%;"> Etkili bir saç güçlendiricisi. </span></strong><strong><span style="font-size:10pt;line-height:150%;"><span> </span>Köklerinin kaynatılması sonucu elde edilen sıvı<span>  </span>ile saçlar yıkanırsa saçları ve saç derisini canlandırır,<span>  </span>saç kepeklenmesine ve yağlanmasına, saç dökülmesine iyi gelir.</span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:150%;margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;line-height:150%;"><span style="font-family:Times New Roman;">Yoğun demlenmiş çayı ile gargara yapılırsa ağız ve dişeti iltihaplarına iyi gelir.<span>    </span></span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:150%;margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;line-height:150%;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span>Uzm. Dr.  Elif Güveioğlu</span></span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:150%;margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;line-height:150%;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span>Daha fazla bilgi: www.elifguveloglu.com </span></span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="line-height:150%;margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;line-height:150%;"><span style="font-family:Times New Roman;"><span>  </span></span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><strong><span style="font-size:10pt;"><span style="font-family:Times New Roman;"> </span></span></strong></p>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dogayolu.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dogayolu.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dogayolu.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dogayolu.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dogayolu.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dogayolu.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dogayolu.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dogayolu.wordpress.com/33/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dogayolu.wordpress.com/33/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dogayolu.wordpress.com/33/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=33&subd=dogayolu&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/isirgan-gercegi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/77a3604555b9966abde8f2773192fe0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dogayolu</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Dünyanın bitkisel ilaçlara ilgisi arttı</title>
		<link>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/dunyanin-bitkisel-ilaclara-ilgisi-artti/</link>
		<comments>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/dunyanin-bitkisel-ilaclara-ilgisi-artti/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 09:53:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogayolu</dc:creator>
				<category><![CDATA[1]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dogayolu.wordpress.com/?p=30</guid>
		<description><![CDATA[Gıda boyalarının, yapay aromaların, kimyasal katkı madde içeren besinlerin zararları ortaya çıktıkça, bitkisel kaynaklı ‘doğal ürünler’e ilgi çoğalıyor. Aslında kökenine inildiğinde Sümer, Asur, Mısır ve Eski Yunan gibi medeniyetlerde kullanılan doğal tedavi uygulamaları günümüze kadar kuşaklardan kuşaklara aktarılarak geldi. Uygurca ve farklı Türk lehçelerinde de kullanılan ve bitkisel tedavi yapan insanlara da &#8220;otacı&#8221; diyorlardı. Birçok [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=30&subd=dogayolu&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>Gıda boyalarının, yapay aromaların, kimyasal katkı madde içeren besinlerin zararları ortaya çıktıkça, bitkisel kaynaklı ‘doğal ürünler’e ilgi çoğalıyor. Aslında kökenine inildiğinde Sümer, Asur, Mısır ve Eski Yunan gibi medeniyetlerde kullanılan doğal tedavi uygulamaları günümüze kadar kuşaklardan kuşaklara aktarılarak geldi. Uygurca ve farklı Türk lehçelerinde de kullanılan ve bitkisel tedavi yapan insanlara da &#8220;otacı&#8221; diyorlardı. Birçok ilacın hammaddesini oluşturan bitkilerin bu yönü zaten yerel halk tarafından (özellikle yaşlılarca) genellikle bilinir. Bazıları çok önemli hastalıkların ilaçlarının hammaddesi olmuş. Öyle ki Güney Amerika&#8217;da yetişen kınakına kabuğu, Avrupa&#8217;da sıtma hastalığını yok etmiş.</p>
<p>Bu bilgileri aldığımız Herbalist Tarkan Güveloğlu, modern tıbbın ve sentetik ilaçların bu kadar gelişmesine karşılık dünyada bitkisel ilaçlara ilginin çoğaldığını anlatıyor. Bitkilerin dünyada birçok ilacın kaynağı olduğunu söylüyor. Bitkisel ilaçların temelini oluşturan geleneksel tababete &#8220;kocakarı ilaçları&#8221; adının verildiğini ve gerçekten etkili olanların günümüze kadar gelebildığini vurguluyor. Yıllardır sinameki, sarısabır, güzelavratotu ve yüksükotu gibi bitkilerin önemli hastalıkların hammaddesi olarak kullanıldığını belirten Güveloğlu, meyan kökünün öksürük kesici, söğüt kabuğunun ise ateş düşürücü ilaçlarda kullanıldığının altını çiziyor.</p>
<p>Geçmişten günümüze kadar şifa dağıtan ve çoğunlukta aşağılanan ‘kocakarı’lara iade-i itibar verildiğini belirten Herbalist, &#8220;Aslında onların sahip oldukları bu birikim bize aktarılan önemli bir mirastır&#8221; diyor. Yerel şifacıların birikimlerinin bilim süzgecinde elenmesiyle birlikte yeni tedavi yöntemlerinin devreye girdiğini anlatıyor.</p>
<p>Yan etkiler bitkilere yöneltti<br />
Bitkileri kullanarak insanlara şifa verme olarak bilinen “fitoterapi” teriminin kökenin 1800&#8242;lü yıllara dayandığını anlatan Herbalıst Güveloğlu &#8220;Bu tarihten çok gerilere gittiğimizde de bitkilerden sağlık amaçlı tarihin her döneminde yararlanıldığını vurguluyor. &#8220;Bu alanda yapılan araştırmalarda, ilk yazılı belgeler, M.Ö. 3000 yıllarında ortaya çıkmış.</p>
<div id="attachment_207" class="wp-caption alignleft" style="width: 448px"><img class="size-full wp-image-207" title="gggg" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/gggg.jpg?w=438&#038;h=300" alt="Kazılarda bulunan tabletlerde şifayı bitti adları var" width="438" height="300" /><p class="wp-caption-text">Kazılarda bulunan tabletlerde şifalı bitki adları var</p></div>
<p> ’Ninova Tabletleri’nde bitkisel ve hayvansal ilaçlarla iyileşme yöntemlerine başvurulduğu kanıtlanmış.. M.Ö. 1500 yıllarına ait olan Mısır Papiruslarında de bitkisel tedavilerden söz edildiğini ve bu tabletlerde soğanla sarımsağın adeta mucize bir besin olarak sunulduğu söylüyor.</p>
<p>Son yıllarda sentetik ilaçların oluşturduğu ciddi yan etkilerin medyada yer almasının da bitkisel tedaviye olan ilgiyi çoğalttığını anlatan Tarkan Güveloğlu, &#8220;Doğallığın etkili ve yan tesir barındırmaması fikri bu yöntemleri popüler kılmıştır&#8221; diyor. Ancak, Güveloğlu&#8217;na göre doğal olan her zaman &#8220;güvenli&#8221; demek anlamına gelmiyor. &#8220;Pek çok bitki de yanlış kullanıldığında yüksek derecede toksiktir. Dolayısıyla &#8216;ototerapi&#8217; (kendi kendine tedavi) yöntemine inananların, bitkisel ilaç konusunda, bitkisel tedavi uzmanların başvurmalılar&#8221; şeklinde konuşuyor.</p>
<p>Sedefte alınan sonuçlar</p>
<p>Halk arasında bitkisel kullanımların yanlış olabileceğine dikkat çeken Güveloğlu, bazen de gezinti yaptğı bir çayırda ayaklarımızın arasında dolaşan birçok bitkinin faydasını bilmeyen yüzlerce insan olduğunu, bitki bilimcilerin bu çerçevede yol gösterebileceğini vurguluyor. Özellikle tabiat eczanesinden faydalandığı alanların sedef ve vitiligo hastalıkları olduğunu belirten Herbalist bu tip rahatsızlıkların tedavisinde bitkileri sadece kaynatarak içmenin veya macun şekilde yemenin yeterli olmayacağını kaydediyor. “Artık bitkilerin, modern şekilde elde edilen yoğunlaşmış saf özleri var. Bu bitki özleri belirli oranlarda düzenli şekilde kullanıldığında çeşitli rahatsızlıklar için çok iyi neticeler vermektedir. Örneğin sinirsel kökenli bir rahatsızlık olarak bilinen sedef ve vitiligo gibi rahatsızlıklarda saf bitki özlerini kullanarak çok iyi neticeler alınmaktadır&#8221; düşüncesini savunuyor.</p>
<p>&#8220;Sedef ve vitiligo, sinirsel kökenli rahatsızlıklardan olduğu için bir cilt hastalığı gibi sadece haricen yapılan uygulamalarla tam olarak netice alınamıyor. Bizim formülümüz olan, içilmesi gereken saf bitki özleri, 5 cins bitki ve saf bitki özlerinden oluşan kremler düzenli olarak kullanıldığında, 4 aylık bir sürede tam netice veriyor. Üstelik bu rahatsızlıklar kolay kolay tekrarlanmıyor. Bu formülün patent başvurusu yurt dışında yapılmıştır ve tüm dünyada yaygınlaştırılacaktır” diyor.</p>
<p>Bahsettiği saf bitki özlerinin bazılarının sadece cilt hastalıklarına değil kalp damar sorunlarında, siroz gibi karaciğer hastalıklarında, kanser tedavisinde de tamamlayıcı olarak da başarıyla kullanıldığına işaret ediyor. &#8220;Ancak bitkiler gerekirse klasik tedavilerle birlikte kullanılabilir&#8221; diyor.</p>
<p>Damarları tıkalı olanlar için bitki takviyesi</p>
<p>Bitki ve bitki özlerini düzenli olarak kullanarak hem damar tıkanmalarını önlemenin, hem de tıkalı damarları açmanın mümkün olabileceğini anlatan Bitki Uzmanı, saf bitki özlerinin &#8220;damar açıcı etkiyi&#8221; yarattığını söylediği ve damla halinde içilerek kullanıldığını belirttiği saf bitki özleri hakkında bilgi veriyor: &#8220;Damar için bitki özlerinin yanı sıra, 5-6 çeşit de bitki kullanılması gerekmektedir. Bu bitkiler kolesterolü düşürmekte, sinirsel çarpıntıları azaltmakta ve kandaki artık maddelerin idrarla atılmasını sağlamaktadır. Bitkilerden elde ettiğimiz saf bitki özleri formüleri ile kalp rahatsızlıklarına bile çare olabiliyoruz.”<br />
Herbalist Tarkan Güveloğlu, kalp damar sorunu olan hastalara yönelik hazırladığı bir terkibin beş altı ay kullanılması durumunda müthiş başarılar elde ettiklerini belirterek, “Kalp damarlarında oluşan daralmalar açılabiliyor ve bunun sonucunda çok büyük rahatlamalar sağlanıyor&#8221; açıklamasını yapıyor.</p>
<p>Herbalist, kanserin bitki destekli tamamlayıcı tedavisinde hakkında da bilgi veriyor: &#8220;Karserde, klasik tedaviler devam ediliyorsa da, şifalı bitki ve bitki özleriyle mutlaka desteklenmelidir. Öncelikle bağışıklık sistemini ve genel olarak metabolizmayı güçlendirmeyi, kanserli hücreleri temizlemeyi hedef alan bu tedaviler hiç vakit geçirilmeden klasik tedavilerle veya tek başına uygulanmalıdır. Ancak hiçbir tedavi şansı kalmadığında şifalı bitkileri anımsamak hiçbir yarar sağlamayabilir. Yani bitkisel tedavi son umut olarak görülmemelidir. Doktor kontolleri bırakılmadan, düzenli bir şekilde bitki ve bitki özleri kullanılarak tedaviye devam edilmelidir. Kanser tedavisinde gıda rejimi de önemli yer tutmaktadır. Aldığımız bazı besinleri azaltıp, bazılarını artırmak gerekir&#8221;.</p>
<p>Daha fazla bilgi için: <a href="http://www.herbalisttarkan.com">www.herbalisttarkan.com</a><br />
Tel: 0216 414 97 16</p>
<p>Not: Bu haber <a href="http://www.ekolay.com">www.ekolay.com</a> sitesinde yayınlanmıştır.</p>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dogayolu.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dogayolu.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dogayolu.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dogayolu.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dogayolu.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dogayolu.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dogayolu.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dogayolu.wordpress.com/30/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dogayolu.wordpress.com/30/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dogayolu.wordpress.com/30/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=30&subd=dogayolu&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/dunyanin-bitkisel-ilaclara-ilgisi-artti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/77a3604555b9966abde8f2773192fe0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dogayolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/gggg.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">gggg</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Hepatit&#8217;e doğadan mucize</title>
		<link>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/hepatite-dogadan-mucize/</link>
		<comments>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/hepatite-dogadan-mucize/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 09:42:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogayolu</dc:creator>
		
		<guid isPermaLink="false">http://dogayolu.wordpress.com/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[02.03.2006 &#8211; Bu haberi 2.465 kişi okudu.
Herbalist Tarkan Güveloğlu, çok özel bitki özlerini ve bazı bitkileri Hepatit B ve C hastalığının tedavisi için kullanıldığnı söylüyor.
  Güveloğlu, “Şu an tıpta doğrudan hepatit virüslerini öldürecek, yok edecek bir ilaç yok. Fakat insan vücudu, bağışıklık sistemi bu virüsü bazı bitki özleri, bitkiler ve besin takviyeleri ile yenebiliyor” diyor.
Hepatit B [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=27&subd=dogayolu&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>02.03.2006 &#8211; Bu haberi 2.465 kişi okudu.<br />
Herbalist Tarkan Güveloğlu, çok özel bitki özlerini ve bazı bitkileri Hepatit B ve C hastalığının tedavisi için kullanıldığnı söylüyor.</p>
<p>  Güveloğlu, “Şu an tıpta doğrudan hepatit virüslerini öldürecek, yok edecek bir ilaç yok. Fakat insan vücudu, bağışıklık sistemi bu virüsü bazı bitki özleri, bitkiler ve besin takviyeleri ile yenebiliyor” diyor.</p>
<p>Hepatit B ve C, tüm dünyada birçok kişiyi ilgilendiren çok önemli hastalıklar oluşturan virüsler&#8230; Bu virüsler kişilere bulaştıktan sonra maalesef klasik yöntemlerle, ilaçlarla vücuttan atılamıyor. Tedavisi için her yıl dünya çapında milyon dolarlar harcanıyor. Yani şu an dünyada bu virüsleri öldürecek bir ilaç henüz yok. Kullanılan ilaçlar ancak virüsün karaciğere verdiği hasarları azaltan ilaçlar. Dolayısıyla bitkisel tedavi, bu tip hastaların bu alanda en çok başvurduğu yöntemlerden biri.</p>
<p>Herbalist Tarkan Güveloğlu, Hepatit B ve C’nin tedavisinde kullanılmasını önerdiği bazı bitkiler, saf bitki özleri ve bitkisel besinlerin önemine değiniyor: “Bu bitkisel maddeler arasında en etkilisi damla halinde içilerek kullanılan saf bitki özleridir. Her zaman belirttiğim gibi, bu tip önemli rahatsızlıkların tedavisinde sadece bitki çayı veya macunlar falan işe yaramaz. Bahsettiğim saf bitki özleri, bitkilerin yoğunlaşmış olanlarıdır. Bunlar hastalığa karşı ciddi etki yapıyor” diyor herbalist.</p>
<p>Bu saf bitki özleri hepatit virüslerine nasıl etki yapıyor?</p>
<p>Şu an dünyada doğrudan hepatit virüslerini öldürecek, yok edecek bir ilaç yok. Fakat insan vücudundaki güçlendirilen bağışıklık sistemi, bu virüsle savaşabiliyor. Bazı bitki özleri, bitkiler ve besin takviyeleri ile hastalık yenilebiliyor. Hepatit virüsü, vücuda girdiğinde, karaciğere yerleşip harabiyet yaratmaya başlıyor. Karaciğer enzimleri yükseliyor. “Ama bazı kişilerde uzun yıllar hiçbir belirti vermeden sadece ‘taşıyıcı’ olarak kalabilir. Fakat bu kişilerde bile herhangi bir sebepten dolayı (başka bir rahatsızlık, ağır bir grip vakası bile, yoğun üzüntülü dönem) bağışıklık sistemi zayıfladığı zaman, bu virüs aktif hale geçip karaciğerde harabiyeti hızlandırıyor” diyor Tarkan Güveloğlu. Bahsettiği saf bitki özleri damlası, 5-6 cins bitki ve bazı besinlerle birlikte uygulanıyor. Birkaç aylık uygulamanın ardından, Hepatit virüsünün direnci azaltıyor. Aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiren ve karaciğerin çalışmasını artıran bu bitkiler ve besinler sayesinde de vücutta, yüz güldürücü sonuçlar ortaya çıkabiliyor.</p>
<p>Tarkan Güveloğlu bu konuda şunları söylüyor: “Bu çok özel bitki özleri ve bitkileri belirli bir düzen içerisinde kullanarak SGOT, SGPT gibi enzimler yükselmişse bile, bu bitkisel tedavi sonrasında, (ilk 2 aydan itibaren) seviyesi normale inmeye başlıyor. Kişi, 2 ay sonraki durumuna göre bitkisel terkipte, bazı değişiklikler yapıp, 2 ay daha kullanmaya devam ettiğinde, çok olumlu neticelerle karşılaşabiliyor.” Bazı “ihtimaller” de değiniyor Güveloğlu&#8230; “4 veya en fazla 6 ayın sonunda, vücudun hepatit virüsünü yenme ihtimali vardır. Fakat kesin değildir. Ama antikor kazanmasa (yani negatif çıkmaz ise) bile virüsün direnci azalıp, karaciğerin çalışması düzenlenebiliyor. Bağışıklık sistemi güçlendiği için, bu virüs vücuda zarar vermeyecek hale gelebiliyor.&#8221;</p>
<p>Not: Bu arada,Herbalist Tarkan Güveloğlu bu konuda ve bitkisel tedavi ile ilgili bir çok konuda, sorularınıza <a href="mailto:tarkanguveloglu@bitkiselsite.com">tarkanguveloglu@bitkiselsite.com</a> mailinden yanıt veriyor.</p>
<p>Daha fazla bilgi için<br />
Tarkan Güveloğlu<br />
0 216 414 97 16<br />
<a href="http://www.herbalisttarkan.com">www.herbalisttarkan.com</a></p>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dogayolu.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dogayolu.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dogayolu.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dogayolu.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dogayolu.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dogayolu.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dogayolu.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dogayolu.wordpress.com/27/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dogayolu.wordpress.com/27/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dogayolu.wordpress.com/27/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=27&subd=dogayolu&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/hepatite-dogadan-mucize/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/77a3604555b9966abde8f2773192fe0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dogayolu</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Cildin özel dostları</title>
		<link>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/cildin-ozel-dostlari/</link>
		<comments>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/cildin-ozel-dostlari/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Nov 2008 09:30:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>dogayolu</dc:creator>
				<category><![CDATA[1]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dogayolu.wordpress.com/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[



Doğa içinde bildık bir çok bitki, sebze ve meyve cilt için çok yararlı. Doğal ürün uzmanı Volkan Kurt, güzellikte bu kez farklı bir doğallık penceresi açıyor.
Bakımlı ve güzel olmak deyince en kolay olanı bir güzellik uzmanına gitmek. Kolayı herkes başarır. Ama güzelik içi biraz zorluklar yaşayabilmeli. Öncelikle herkes kendi kendinin “uzmanı” olmalı. Çünkü insan en [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=25&subd=dogayolu&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><div id="post-16" class="post hentry category-kategorilenmemis tag-cilt tag-gergin-cilt tag-leke">
<h2><!-- by dogayolu --></h2>
<div class="entry">
<div class="snap_preview">
<p><strong><span style="font-size:x-small;"><span style="font-size:xx-small;">Doğa içinde bildık bir çok bitki, sebze ve meyve cilt için çok yararlı. Doğal ürün uzmanı Volkan Kurt, güzellikte bu kez farklı bir doğallık penceresi açıyor.<br />
</span></span></strong>Bakımlı ve güzel olmak deyince en kolay olanı bir güzellik uzmanına gitmek. Kolayı herkes başarır. Ama güzelik içi biraz zorluklar yaşayabilmeli. Öncelikle herkes kendi kendinin “uzmanı” olmalı. Çünkü insan en iyi kendini tanır. Bazen size verilen bir krem sizi güzelleştirecek sanırken, tam tersi olabilir. O yüzden her zamanki gibi diyoruz ki, doğal olandan şaşmayın. Bitkilerin genel olarak neye iyi geldiği konusunda da genel bilgilere sahip olmak lazım. Örneğin yeşil yapraklı bitkiler, cilt kuruluğunda ve kırışıklıklarda kullanılır. Böğürtlen ve ahududu gibi orman bitkileri sivilceler için olumlu sonuçlar sağlar.  Sadece şifalı bitkilerin değil, pazarda satılan mevsim sebze ve meyvelerinin de cilt için harikalar yaratacağını unutmayın. Bazı meyvelerin cilde etkili olmasının nedeni içindeki meyve asidi. Asitler gençleştirici özelliği nedeniyle kozmetikte bazı kremlerin içeriğinde de yer alır. Bu yöntemler sadece günümüzde değil, yüzlerce yıl öncesinde de kullanılmış. Örneğin, Eski Mısır ve Yunanistan’dan günümüze aktarılan kaynaklardan bu güzellik reçetelerini okumak mümkün. Bu arada, bundan sonra güneşin zararlı etkileri ile daha fazla karşı karşıya kalacağız. Çiller belirecek, lekeler çoğalacak. O yüzden biraz daha dikkatli olmanız gerek. İşte size doğadan gelen gelen güzellik.</p>
<p><strong>Kabak:<br />
</strong><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-191" title="images88" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/images88.jpg?w=96&#038;h=96" alt="images88" width="96" height="96" />Yemeklerde kullandığınız kabakla güzel bir maske yapabilirsiniz! Bir adet kabağı soymadan sira pişirin. Soğuduktan sonra alın ve soğutun. İçine 1 tatlı kaşığı zeytin yağı katın. Bu karışımı yüze sürün. 20 dakika sonra ılık su ile temizleyin. Canlı bir cilt elde edeceksiniz.<br />
<strong><br />
Karahindiba:<br />
</strong>Bu bitkinin şimdi tam mevsimi. Şimdi kırlarda var. Yapraklarını 2 çorba kaşığı olana kadar küçük küçük doğrayın. bir büyük su bardağı suda kaynatın. Süzün ve soğutun. Akşamları yatmadan önce bu su ile yüzünüzü yıkayın. Bu işlem bir süre sonra leke ve çilleri yok eder. Çok eski bilgi kaynaklarında da karahindibanın lekeleri açtığı yazılıdır. (Yaban turbu da lekeler için birebirdir) <strong></strong>Bir adet patatesi rendeleme yöntemiyle güzellikte kullanbilirsiniz. Rendeli sebzenin içine bir çay kaşığı zeytinyağı ekleyin. Yarım çay bardağı da pastorize olmayan süt ilave edin. Bu karışımı maske olarak yüzünüze sürün. Bu da kahverengi güneş lekelerini yok eder.</p>
<p>Patates:</p>
<p> <strong>Papatya:<br />
</strong><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-193" title="imagesggg" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/imagesggg.jpg?w=127&#038;h=96" alt="imagesggg" width="127" height="96" />Bir çorba kaşığı papatya içine 10 gr propolis ekleyin. (Propolis, arılar tarafından değişik ağaç kabukları ve bitki yapraklarından toplanarak kovanlara taşınan reçineli madde. (Herbalium’da bulunuyor ) Bu karışıma bir çorba kaşığı da bal ekleyin. Bu maske kırışıkları düzenli uygulamalarda yok eder. Cildi parlak hale getirir. Maskeyi ciltte bir saat bırakabilirsiniz.</p>
<p> <strong>Maydanoz:<br />
</strong>Bu bitkinin herkes yapraklarını kaynatır ama asıl etki kökünde. Bir bahçeden kökleriyle alın. Üç kök maydonozun köklerini yaprakları ile birlikte beş dakika kaynatın. (Su bir su bardağı olsun) Bu su soğuyuncu içine çeyrek limon sıkın limon suyu sıkın. Cildiniz için güzel bir besleyici.. Bu su ile günde iki kez (sabah akşam) cildinizi bir pamuk yardımı ile silin. Elde ettiğiniz karışımla sabah akşam silin.</p>
<p><strong>Bezelye:<br />
</strong><img class="alignleft size-full wp-image-196" title="imagesddd" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/imagesddd.jpg?w=111&#038;h=89" alt="imagesddd" width="111" height="89" />Taze bezelyenin dışında donmuş bezelye de kullanabilirsiniz. içinde B1 ve C vitaminlerinin haricinde protein, lif ve folik asit bulunuyor. Bir avuç tane bezelyeyi iyece ezin. İçine üzüm pekmezi katıp bulamaç yapın. Bir yumurtanın akını ekleyin. Bir iki damla zeytinyağı bir tutam yulaf unuyla birlikte yine karıştırın. Bu maske cildi besler, canlandırır. Bebek gibi bir tene sahip olursunuz.</p>
<p><strong>Çilek:<br />
</strong><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-192" title="images22" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/images22.jpg?w=127&#038;h=96" alt="images22" width="127" height="96" />Çileğin içeriğinde yüksek oranda C vitamini yer alıyor. Ayrıca bol miktarda potasyum içerir ve lifli bir meyvedir. Kuru ciltler için çilek çok iyi sonuçlar sağlar. Bir avuç çilekle bir çorba kaşığı yulaf karıştırılır. İçine bir çorba kaşığı da yoğurt ilave edilir. Bu maskenin özelliği göz altına da sürülebilmesi. Karışımı 20 dakika yüzünüzde bekletip ılık su ile yıkayın. Özellikle göz altlarındaki çizgiler için birebir.</p>
<p> <strong>Nergis çiçeği:<br />
</strong>Bir çok çiçek kozmetikte krem yapımında kullanılır. Turuncu renkli Nergis de bunlardan bir olarak güzellik için etkili bir çiçek. Şimdi bahçelerde tazesi var. Bir nergis çiçeğini yaprakları, sapı ve çiçeği ile 5 dakika (bir su bardağı su ile) kaynatın. Soğuduktan sonra yüzünüze sürün. Düzenli uygulamada cildinizinin canlandığını, çizgilerin azaldığını göreceksiniz.</p>
<p><strong>Elma:<br />
</strong>Elma maskesini sakin ihmal etmeyin. Deriye çok yararlı. Hem normal hem de kuru ciltler için iyidir. Bir orta boy elmayı rendeden geçirin. Bir kaşık bal koyun. Bu maskeyi on dakika sonra silin. Elmayı sütte de pişirebilir, sadece (soğuduktan sonra) sütlü lapa haline gelen haliyle de sürübilirsiniz.</p>
<p><strong>Zencefil:<br />
</strong><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-195" title="imagespppkk" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/imagespppkk.jpg?w=95&#038;h=96" alt="imagespppkk" width="95" height="96" />yağlı cilt için: 1 çay bardağı zeytinyağı içine bir çay kaşığı zencefil ilave edin. burada iki saat bekletin. Yüzünüze parmağınızla bu sıvıyı sürün. . (Gözlerinize ve altlarına sürmeyin) Bir saat sonra pamukla temizleyin. Ardından sabunlu su ile yıkayıp yağların gitmesini sağlayın. Uygulamadan sonra pırıl pırıl bir cilde sahip olacaksanız.</p>
<p> <strong>Lavanta:<br />
</strong><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-194" title="rrrrrr" src="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/rrrrrr.jpg?w=128&#038;h=95" alt="rrrrrr" width="128" height="95" />Lavanta gayet iyi sonuçlar veriyor cilt temizlenmesinde. Bir kaşık lavantayı sıcak suda demleyin. Bir pamukla yüzünüzü silin.<br />
<strong><br />
Bitkisel yağlar<br />
</strong>Lavanta yağı, biberiye yağı ve gülyağı da kırışık ciltler çok fayda sağlıyor. düzgünleştirir. Tabi yağların saflık derecesi ve katkısız olması da önemli.. Herbalium’da, bu özellikteki bitkisel yağlar sergileniyor. w</p>
<p><strong>Süt:<br />
</strong><span style="font-family:Times New Roman TUR;">Kloepatra’nın formülü olan sütü unutmayın. Her gün bir kere, yağı alınmış sütle yüzünüzü yıkayın. Ancak paztorize süt olmamalı.Bu doğal güzellik yöntemleri hakkında ve bitkisel form kazanma ile ilgili her türlü konudaki sorularınızı telefonla veya maille bana iletebilirsiniz. Yaz gelmeden önce “bitkisel kalıcı zayıflık” hakkında bilgi almak için de bana danışabilirsiniz.</span></p>
<p>Doğallık sizinle olsun<br />
Saygılarımla,<br />
Volkan Kurt<br />
www.herbalium.net<br />
volkankurt2006@mynet.com</p>
<p> </p></div>
</div>
</div>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/dogayolu.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/dogayolu.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/dogayolu.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/dogayolu.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/dogayolu.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/dogayolu.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/dogayolu.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/dogayolu.wordpress.com/25/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/dogayolu.wordpress.com/25/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/dogayolu.wordpress.com/25/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=dogayolu.wordpress.com&blog=4476148&post=25&subd=dogayolu&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dogayolu.wordpress.com/2008/11/27/cildin-ozel-dostlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://1.gravatar.com/avatar/77a3604555b9966abde8f2773192fe0d?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">dogayolu</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/images88.jpg?w=96" medium="image">
			<media:title type="html">images88</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/imagesggg.jpg?w=127" medium="image">
			<media:title type="html">imagesggg</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/imagesddd.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">imagesddd</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/images22.jpg?w=127" medium="image">
			<media:title type="html">images22</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/imagespppkk.jpg?w=95" medium="image">
			<media:title type="html">imagespppkk</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://dogayolu.files.wordpress.com/2008/11/rrrrrr.jpg?w=128" medium="image">
			<media:title type="html">rrrrrr</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>